2. Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi Düzenlendi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde, Turkuvaz Medya, APara ve Para Dergisi tarafından düzenlenen "2. Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi” 25 Şubat 2019 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi.

Etkinliğin açılış panelinde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Fatih DÖNMEZ, “Milli Enerji ve Maden Politikası” kapsamında, enerjide sessiz bir devrim gerçekleştirdiklerini, enerji alanındaki cari açığı azaltma adına yapılan yatırımların karşılığını almaya başladıklarını kaydetti. Son dönemde özellikle Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri dikkatle izlediklerini vurgulayan Sayın DÖNMEZ, “Bölgedeki binlerce veriyi tek tek analiz ediyoruz, ilk sondajımızı Antalya açıklarında başlattık. Hedef noktasına varmak üzereyiz. Bir iki hafta içerisinde 5.500 metreye ulaşmış olacağız. Böylece rezerv var mı, yok mu bilgisini de elde etmiş olacağız. Bu çalışmaları kendi platformumuz ve personelimizle yapıyoruz, dışarıdan bu hizmeti alsaydık, iki katı maliyetle yüz yüze kalacaktık. İkinci gemimiz de tersaneye ulaşmış durumda.” dedi. Bor madeninden üretilen ürünlerin günlük hayatta daha çok kullanmasını amaçladıklarını belirterek, “Şu anda yeni ürünümüz olan BORON satışlarına yetişemiyoruz, üretim kapasitesini iki kata kadar çıkardık. Bor mineralli temizlik ürünlerinde çeşidi artırabiliriz.” dedi.

 

 

 

 

Yeni Dönem Madencilik Hamleleri

MAPEG Genel Müdür Yardımcısı Sayın Uğur Salih UÇAR’ın da katılım sağladığı etkinlikte, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Sayın Mithat CANSIZ, “Yeni Dönem Madencilik Hamleleri” kapsamında gerçekleştirdiği sunumunda Bakanlık olarak madencilik sektörünü geliştirmek ve dönüştürmek adına yapılan önemli hamlelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Madencilik sektöründe iş akışının hızlandırılması ve güvenli madencilik uygulamaları kapsamında önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini kaydeden Sayın CANSIZ, madenlerde denetimleri de artırarak ölümlü maden kazalarını önemli oranda azalttıklarını belirtti. Türkiye’nin altın madeninde 1.200 ton kanıtlanmış rezervi bulunduğuna değinen Sayın CANSIZ, “Altın potansiyelimiz ise 6.500 ton. Potansiyelimizin yarısını bile kullansak, cari açığımızın büyük bir bölümünü kapatabiliriz.” dedi.

2018 yılında 1.248 maden sahası ihale edildiğini ve bunun karşılığında 253 Milyon Türk Lirası gelir elde edildiğini kaydeden Sayın CANSIZ, 2019 yılında ise yaklaşık 2.000 maden sahasının ihalesini gerçekleştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

 

 

Maden Kanunu’nda yapılan son yasal düzenlemeler ile metalik madenlerin yurt içinde ve entegre tesislerde kullanılıp uç ürün elde edilmesi durumunda Devlet hakkındaki indirim oranının yüzde 50’den yüzde 75’e çıkarıldığını kaydetti. Orman arazilerinde madencilik faaliyetlerinden alınan yüzde 30 oranındaki Devlet hakkının mevzuattan çıkarıldığını da ifade eden Sayın CANSIZ, rezerv bulunan ruhsat sahalarının artık keyfi döküm alanı yapılamayacağını sözlerine ekledi.

UMREK’in, CRIRSCO’nun Avrasya’daki ilk, Dünya’daki ise 13. üyesi olduğuna da değinen Bakan Yardımcısı Sayın CANSIZ, geliştirilen UMREK kodu ile maden rezervlerinin artık Yetkin Kişiler tarafından uluslararası standartlarda raporlandırılacağını belirtti. Sayın CANSIZ; “Maden aramaları için teşvikler getirdik. Dağınık maden kaynaklarının uluslararası standartlarda aranması ve işletilmesinin kurumsal yapısı ve sermayesi güçlü yapılar eliyle yapılmasını sağlamak amacıyla ‘Maden Yatırım Ortaklığı’ konseptine dayalı şirket modelleri oluşturma çalışmaları yaptık.” dedi.

“Türkiye’nin Enerji Gücü Her Geçen Gün Artmakta”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Sayın Alparslan BAYRAKTAR, Türkiye’nin küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda tam gaz çalışmaya devam ettiğini söyledi. Türkiye’nin kurulu enerji gücünün yenilenebilir kaynaklar yoğunluklu olmak üzere her geçen gün arttığının altını çizen Sayın BAYRAKTAR, yatırımların çoğunun elektrik alanında olduğunu ifade etti.

Tüm gelişen ve değişen enerji sistemlerinde finansal kaynağın çok önemli olduğunu anlatan Sayın BAYRAKTAR, finansal sürdürülebilirlik için Bakanlık olarak çalıştıklarını söyledi. Enerji sektörünün son birkaç yıldır sıkıntılı olduğuna dikkat çeken Sayın Bakan Yardımcısı, yapısal düzenlemelerle sektördeki bu sürecin kısa bir sürede aşılacağına inandığını belirtti.

“Hedef; 10 Yılda 10 Bin Megawatt Rüzgar ve 10 Bin Megawatt Güneş Enerjisi”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Sayın Abdullah TANCAN rüzgâr, güneş, hidroelektrik ve jeotermal gibi yenilenebilir enerjilerde ciddi oranlarda artış olduğunu söyledi. 2019 - 2023 stratejisi çerçevesinde 10 yılda 10 bin megawatt rüzgâr ve 10 bin megawatt güneş enerjisi hedefleri olduğunu ifade eden Sayın TANCAN, yenilenebilir enerjide yaşanan olumlu gelişmelerin yanı sıra enerji depolama sistemlerinde de önemli adımlar atıldığını vurguladı. Önümüzdeki dönemde hibrit uygulamaların önünün açılacağını belirten Sayın TANCAN, elektrikli araçlarda kullanılan elektriğin yenilenebilir olması gerektiğini söyledi. Bu dönüşüm nedeniyle geleneksel iş yapılarının değişmek zorunda kalacağını anlatan Sayın TANCAN, Bakanlık olarak enerji verimliliği konusunda önemli çalışmalara imza attıklarını söyledi.

Enerji sektörünün devlerinin yanı sıra, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve iş dünyasını bir araya getiren Zirve’ye 500’ü aşkın davetli katıldı.